Hukuk maratonuna hazır olun

Balyoz dosyası, 20 Eylül’de çıkan mahkumiyet kararıyla yeni bir aşamaya girdi. Ancak nihai karar için kat edilmesi gereken uzun bir yol var.

Ocak 2010’dan bu yana Türkiye’nin gündemini meşgul eden Balyoz davasında 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi 363’ü emekli ve muvazzaf asker, 250’si tutuklu toplam 365 sanığı ‘hükümeti zorla düşürmeye ve görevini yapmaktan alıkoymaya’ çalışmak suçundan, bir başka deyişle ‘darbeye eksik teşebbüs’ten hapis cezasına çarptırdı.

1 numaralı sanık eski 1. Ordu komutanı Çetin Doğan, eski Hava Kuvvetleri komutanı İbrahim Fırtına ve eski Deniz Kuvvetleri komutanı Özden Örnek 20’şer yıl ağır hapse mahkum edildi. Yine ‘or’ rütbeli Yüksek Askeri Şura üyesi Bilgin Balabanlı, eski Genelkurmay 2. başkanı Ergin Saygun ve eski Ege Ordusu komutanı Şükrü Sarıışık dahil 78 kişi 18’er yıl hapis cezası aldı. Mahkeme ayrıca 214 sanık için 16 yıl, 28 sanık için 13 yıl dört ay ve bir kişi için altı yıl hapse hükmetti. Tutuksuz yargılanan 36 sanık ise beraat etti.

‘Balyoz’ hem duruşmalar boyunca hem mahkeme kararıyla Türkiye’nin en çok tartışılan davalarından biri haline geldi. Daha da tartışılacak. Çünkü 10’uncu Ağır Ceza’nın mahkûmiyet kararı ‘yolun sonu’ değil. Hukuki sürecin tamamlanması için kat edilmesi gereken uzun bir yol var…

Önce 10. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararını yazacak. 325 mahkûmiyet, 1315 sayfalık iddianame ve binlerce sayfalık ek hesaba katıldığında kararın ne zaman çıkacağını kestirmek zor. Mahkeme Başkanı Ömer Diken, Radikal’e verdiği demeçte, “Mümkün olan en kısa sürede yazacağız” demekle yetindi.

İLK DURAK YARGITAY

Gerekçenin açıklanmasının ardından karar temyiz amacıyla Yargıtay’a götürülecek. Dosyaya Yargıtay 9’ncu Ceza Dairesi bakacak. Daireden çıkacak kararın zamanlamasına ilişkin bir tahminde bulunmak da kolay değil. Adalet Bakanı Sadullah Ergin NTV’ye konuşurken, “Birden çok savcı görevlendirilecektir. Bu kadar sanığın olduğu bir davanın normal sırada beklemesine rıza göstermeyeceklerdir diye düşünüyorum” dedi. Yine de bakana göre daire kararının dört beş aydan önce çıkması zor.

İki olasılık var

Beş hâkimden oluşan daire heyetinden iki karar çıkabilir: Onama ya da usulden-esastan bozma.

Onama

9’uncu Daire, 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nin mahkûmiyet kararını onarsa Yargıtay aşaması tamamlanmış sayılacak.

Bozma

9’uncu Daire, 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nin mahkûmiyet kararını usulden ya da esastan bozarsa dosya yeniden değerlendirilmesi için 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne gidecek.
Daire kararı mahkeme için bağlayıcı değil: Hâkimler karara uyup yeniden yargılama da yapabilir, verdikleri hükümde diretip dosyayı Yargıtay’a aynen iade de edebilir.
İade durumunda dosya bu kez Ceza Genel Kurulu’nun önüne gelecek. Kurul, Yargıtay bünyesinde görev yapan toplam 14 ceza dairesinin başkanlarından oluşuyor. Ceza Genel Kurulu’nun kararı mahkemeyi de bozma kararı veren daireyi de bağlayıcı nitelikte, bir nevi Yargıtay adına son söz.

Kritik kararlar dairesi

Yargıtay’ın yoğun mesai yapan birimlerinden biri 9’uncu Ceza Dairesi. Darbeye teşebbüs, silahlı örgüt ve askeri casusluk başta olmak üzere anayasaya karşı işlenen suçlara ilişkin davaların temyiz incelemesi bu dairede yapılıyor.
2012’ye girildiğinde karar bekleyen 10 bin 34 dosya vardı dairenin önünde. 2011’de dairece karara bağlanan dosya sayısı ise 30 bin 935’ti.

Başkan eski üyeler yeni

Dairenin başkan dâhil dokuz üyesi var. Ancak dosyaya beş hâkim bakacak.

Başkan: Ekrem Ertuğrul; 55 yaşında. Daha önce cumhuriyet başsavcılığı ve tetkik hâkimliği görevlerinde bulundu. 2003’ten beri Yargıtay üyesi. 9’ncu Ceza Dairesi’nde başkanvekili olarak görev yaparken Başkan Mahmut Acar’ın emekliye ayrılması üzerine Ekim 2011’de Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nca başkanlığa seçildi.

Üyeler: Bir önceki heyetten Ertuğrul’un dışında yalnızca 2008 yılında göreve getirilen Halim Aşaner var. Aşaner iki yıldır aynı zamanda Yüksek Seçim Kurulu üyesi.

Geriye kalan yedi üye Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun 24 Şubat 2011 tarihli kararıyla Yargıtay üyeliğine seçilmiş 160 isim arasından belirlendi. Yaklaşık bir ay sonra, 26 Mart 2011 tarihinde 9’uncu Daire’ye üye olarak atanan bu isimler ve bir önceki görevleri şöyle: Abdurrahman Kavun (Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı), Ahmet Toker (Yargıtay Tetkik Hâkimi), Cumhur Özer (Yargıtay Cumhuriyet Savcısı), Fikriye Şentürk (Yargıtay Tetkik Hakimi), Hamza Yaman (Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı), Hüseyin Sarıömeroğlu (Ankara Cumhuriyet Savcısı) ve Zekeriya Erdoğan (Denizli Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı).

Bildik davalar

9’uncu Ceza Dairesi tarafından karara bağlanmış ya da bağlanması beklenen dosyalar arasında bildik davalar var.

Sivas davası: Ankara 11’nci Ağır Ceza Mahkemesi, Sivas katliamını ‘insanlık suçu’ kapsamında değerlendirmeyince davanın zamanaşımından düşmesini istemişti. Daire kararı onarsa beş firarı katliam sanığı ceza almaktan kurtulacak.

Şike davası: İstanbul 16’ncı Ağır Ceza Mahkemesi Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 48 sanığı ‘çete, örgüt ve teşvik’ten mahkum etmişti. Daire kararı onarsa Yıldırım hapis yatacak.

Sabahat Tuncel davası: BDP milletvekili Sabahat Tuncel PKK üyesi olduğu gerekçesiyle sekiz yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Daire kararı onar, milletvekilliği düşürülürse Tuncel hapis yatacak.

‘Mustafa’ davası: Sincan 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi gazeteci Can Dündar’ın Atatürk’ün hayatını anlattığı ‘Mustafa’ adlı belgeselden ötürü yargılanmasına hükmetmişti. Karar Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi tarafından bozuldu. Bozma kararında ifade özgürlüğüne güçlü vurgu yapılıyordu.

Hizbullah davası: Ertuğrul’un başkanvekili olarak görev yaptığı bir önceki mahkeme heyetinin en fazla ses getiren kararlarından biri geçen yılın başında Hizbullah üyelerinin tahliyesiydi. Tutukluluk süresini kısaltan yeni CMK maddesinin yürürlüğe girmesi üzerine 4 Ocak 2011’de 9’ncu Ceza Dairesi kararıyla salıverilmişti.

Polise linç girişimi davası: 2009’da Hakkari’de bir polis memurunun linç girişiminde bulunmakla suçlanan sanık, Van 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Temyiz edilen karar daire tarafından onandı. Daire eylemi, ‘silahlı terör örgütü faaliyeti’ olarak değerlendirdi.

İKİNCİ DURAK: ANAYASA MAHKEMESİ

Eskiden Yargıtay Türkiye’de ‘iç hukuk yolu’nun son durağıydı. Yargıtay’dan sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) yolu açılıyordu. Ancak bu ayın 23’ünden itibaren ‘iç hukuk yolu’ uzadı. Yeni bir son durak var artık: Anayasa Mahkemesi.

12 Eylül 2010 referandumuyla kabul edilen anayasa paketi doğrultusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) güvencesindeki ‘temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini’ savunan her yurttaşa ‘nihai çare’ olarak Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulunma hakkı tanındı. Tabii tersten okursanız, AİHM’e gitmeden önce AYM’ye başvuru yükümlülüğü getirilmiş oldu; çünkü yeni düzenleme pratikte ister istemez AİHM yolunu öteleyecek. Zaten düzenlemenin pek dile getirilmeyen bir amacı da Strasbourg’a gönderilen dosya sayısını azaltarak Türkiye’nin AİHM sicilini düzeltmek. AİHM’de halihazırda Türkiye aleyhine açılmış, karar bekleyen 16 bin 650 dava var! Mahkemenin tüm yükünün yüzde 11’inden biraz fazla…

İtiraz şansı yok

AYM’ye bireysel başvuru yapabilmek için ‘hak ve özgürlük ihlali’ne yol açtığı savunulan karar kesinleştikten sonra 30 günü geçirmemek gerekiyor. Mahkeme başvuruları dosya üzerinden inceleyecek, ancak gerek görmesi durumunda duruşma yapılmasını da isteyebilecek. Karar kesin olacak ve itiraz edilemeyecek…

AYM Balyoz mahkûmlarının hak ihlaline uğradığına kanaat getirirse yargılanmanın yenilenmesini isteyebilir. Bu durumda tazminata da hükmedebilir yüksek mahkeme.

AYM artık 17 üyeli

12 Eylül 2010’da referandumla kabul edilen anayasa paketi doğrultusunda AYM’nin üye sayısı 11 asil 4 yedekten, 17 asile çıkarıldı. Mevcut üyelerin biri Turgut Özal, biri Süleyman Demirel, beşi Ahmet Necdet Sezer, 8’i Abdullah Gül tarafından atandı; ikisi de TBMM tarafından seçildi.

ÜÇÜNCÜ DURAK: AİHM

Balyoz mahkûmları için ‘iç hukuk yolu’nun tükenmesi durumunda gidilebilecek tek yer kalıyor: Strasbourg.

AİHM Türkiye’nin hiç yabancısı değil. Tabii tersi de ‘fena halde’ geçerli:
2011 sonu itibariyle mahkemece Türkiye’ye ilişkin alınmış karar sayısı 2 bin 747 (Bu rakam, verilmiş tüm kararların yaklaşık yüzde 20’sine denk geliyor ki bu da Türkiye’yi AİHM’de hakkında en çok karar alınmış ülke konumuna getiriyor). 2 bin 404 kararda Türkiye’nin AİHS’nin en az bir maddesini ihlal ettiği sonucuna varılmış. Türkiye’nin en fazla ihlal ettiği hak ise AİHS’nin 6’ncı maddesinde düzenlenen ‘adil yargılanma.’ Tam 729 kez, bir başka ifadeyle aleyhindeki tüm mahkûmiyet kararlarının yüzde 21’i.

Balyoz mahkûmları da hepsinden önce bu maddeden açacak davayı. Yani, Türkiye’nin AİHM nezdindeki en zayıf noktasından… AİHM kararları AİHS’yi imzalamış bir ülke olarak Türkiye için bağlayıcı. Dolayısıyla mahkeme Balyoz davasında ‘adil yargılanma hakkı’nın ihlal edildiğine hükmederse dava yeniden görülecek. AİHM kararında sanıklara maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebinde de bulunabilir.

‘Ara’ karar ne diyor?
AİHM Balyoz’un da yabancısı değil. 1 numaralı sanık Çetin Doğan, duruşmalar sürerken Türkiye’nin Balyoz davasında AİHS’nin hem ‘adil yargılanma hakkı’nı içeren 6’ncı maddesini hem de ‘serbestlik hakkı’nı düzenleyen 5’inci maddesini ihlal ettiğini öne sürerek AİHM’e başvurdu.

Mahkeme Doğan’ın 6’ncı maddeye ilişkin başvurusunu reddetti. AİHM yargılama süresinin uzun hazırlık süreci ve sanık sayısının çokluğu gibi nedenlerden ötürü uzayabileceğini, ayrıca dava sürdüğü için ‘ihlal olup olmadığına ilişkin’ şimdiden bir değerlendirme yapamayacağını bildirdi.

Mahkeme Doğan’ın 5’nci maddeye ilişkin başvurusunu ise kısmen ret, kısmen kabul etti. AİHM’e göre eldeki deliller soruşturma, yakalama ve tutuklama kararı vermek için ‘yeterince ciddi’ydi. Ancak mahkeme Doğan’ın tutukluluk haline etkin itiraz hakkından mahrum bırakıldığına ilişkin şikâyetinin takipçisi olacağını da duyurdu.

Hürriyet Pazar, 30 Eylül 2012

Reklamlar

About Erdal Güven

Journalist
Bu yazı Türkiye içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s