‘Ölüm eşiği’ aşıldı

12 Eylül’de 67 cezaevinde 682 PKK’lı mahkûm ve tutuklu tarafından başlatılan açlık grevinde ‘ölüm eşiği’ olarak kabul edilen 60’ncı gün geride kaldı. Türkiye dünya tarihinin en uzun ve en geniş katılımlı açlık grevlerinden birine sahne oluyor.

Açlık grevi, yüzyıllardır başvurulan bir siyasi mücadele yöntemi. Tipik protesto eylemlerinden temel farkı, kişinin ‘şiddet’i doğrudan doğruya kendine uygulaması.

Tarihte kayıtlı ilk açlık grevi eski Hindistan’da yapıldı. Sürgüne gönderilen Kral Rama’nın ülkesine dönebilmesi için eyleme başlayan kardeşi amacına ulaşamadı. Ama açlık grevi, bir protesto biçimi olarak zaman içinde yerleşti. O derece ki Hıristiyanlık öncesi İrlanda’da yasallaştı. Adaletsizliğe uğrayan bir kişi açlık grevi yapıp öldüğünde suçladığı kişi ya da makam, eylemcinin borçlarını üstlenmek zorundaydı.

Açlık grevlerinin daha çok cezaevlerinden görülmesi rastlantı değil. İki nedenle: İlki, cezaevinde protesto için çok fazla eylem alternatifi yok. İkincisi de ölüm durumunda, sorumlu, doğrudan doğruya ‘cezaevindeki hayattan sorumlu’ devlet.

12 Eylül’de 67 cezaevinde 682 PKK’lı mahkûm ve tutuklu tarafından başlatılan açlık grevinde ‘ölüm eşiği’ olarak kabul edilen 60’ncı gün geride kaldı. Türkiye dünya tarihinin en uzun ve en geniş katılımlı açlık grevlerinden birine sahne oluyor. Türkiye ‘toplu açlık grevi’ eylemiyle 1996 ve 2000’de cezaevlerinde yüz yüze geldi. Tecriti protesto amacıyla başlatılan ve 69 gün süren ilk eylemde 12 eylemci hayatını kaybetti. ‘F Tipi’ni hedef alan ikinci eylemi sona erdirmek üzere girişilen ‘Hayata Dönüş’ kod adlı operasyon 28 eylemci ve iki askerin ölümüyle sonuçlandı.

Açlık grevi karşısında eylemcilerin taleplerini yerine getirmemekte direten otoritelerin başvurduğu bir yöntem de ‘zorla besleme.’. Ancak Dünya Tıp Örgütü uzun tartışmalar sonucunda bu yöntemi ‘gayriinsani ve aşağılayıcı’ ilan etti.

Açlık grevlerinin tarihini yazan Sharman Russel’a göre, bu eylem biçimi 20’inci yüzyılın ‘yerleşik adalet arama yöntemi’ne dönüşmüş durumda. Russel, açlık grevcisini ‘yaşatan’ şeyin kamuoyu ilgisi olduğunu, eğer kamuoyu söz konusu davayı benimsemiyorsa eylemin başarı olasılığının da düştüğü sonucuna varmış.

Açlık grevi ‘rekor’u 116 günle Mahatma Gandhi’nin dava arkadaşlarından Bhagat Singh’e ait.

İnsan açlığa ne kadar dayanabilir

Su içilirse insan vücudu açlığa ortalama 60 güne kadar dayanabiliyor. Su içilmezse 10 gün içinde ölüm kaçınılmaz. Susuzluk organları iş göremez hale getiriyor.

Vücutta üç enerji kaynağı var: Glikojen, protein ve yağ. Glikoz (kan şekeri) stoku üç ila beş gün içinde tükeniyor. Bu durumda metabolizma enerji için yağ hücrelerine yöneliyor. Bu hücrelerin parçalanmasıyla oluşan ‘keton cisimleri’nin (kuvvetli asitler) kanda haddinden fazla bir miktara ulaşması ölümün yaklaştığının göstergesi.

Yağ hücreleri de tüketildikten sonra metabolizma kaslara ve akciğer, kalp gibi hayati organlara hücum ediyor ve vücut ‘erimeye’ başlıyor.

Açlık grevine başlandıktan sonra ne kadar yaşanacağı kişiden kişiye değişiyor. Yağ hücresi ne kadar çoksa süre o kadar uzuyor. Yaş, kilo, karaciğer, böbrek ve kalp başta olmak üzere genel sağılık durumu süreyi etkileyen diğer değişkenler. Eylem sırasında su, glikoz, vitamin ve tuz tüketilmesi de vücudun direncini artırıyor.


İz bırakan açlık grevleri

Marion Wallace-Dunlop: Modern zamanların ilk açlık grevini o gerçekleştirdi. İskoçyalı militan, kadınların seçme hakkın savunan eylemlerinden ötürü İngilizlerce hapse atılınca eyleme başladı. Mahkûmun hayatını kaybedip ‘şehit’ mertebesine yükselmesinden çekinen İngiliz makamları, 91’nci saatin sonunda havlu attı. Serbest bırakılan Wallace-Dunlop 20’nci yüzyılın en dramatik siyasi protesto eyleminin de ilham kaynağı oldu. Ancak Britanya’da kadınlara seçme hakkı tanınmasında Wallace-Dunlop’ın eyleminden çok kadınların 1’nci Dünya Savaşı’ndaki hizmetleri rol oynadı.

Mahatma Gandhi: Sivil itaatsizliğin öncüsü olarak bilinen Gandhi, Hindistan’da İngiliz egemenliğini, adaletsizliği ve şiddeti protesto etmek amacıyla defalarca açlık grevine gitti. Gandi’nin açlık grevi dâhil pasif direniş eylemleri Hindistan’ı bağımsızlığa taşıdı.
Cesar Chavez: Meksika kökenli Amerikalı eylemci. Tarım işçilerinin maaşlarının yükseltilmesi için en uzunu 25 gün süren açlık grevi eylemlerine girişti. 1968’deki ilk eylemi amacına ulaşmakla kalmadı, işçileri sağlık güvencesine da kavuşturdu. Chavez 1989’da 61 yaşındayken bu kez tarım ilacı zehirlenmelerine dikkat çekmek amacıyla açlık grevine başladı. Eylem 36 gün sürdü. Chavez’in geniş destek gören eylemleri sonucunda Birleşik Tarım İşçileri, ABD’nin en güçlü sendikalarından biri haline geldi.

Bobby Sands: 1981 yılında ‘meşum’ Maze Hapishanesi’nde kalan IRA militanları siyasi mahkûm statüsü edinmek için açlık grevine başladı. Eylemin 46’ncı gününde ilk hayatını kaybeden Bobby Sands oldu. 73’üncü güne gelindiğinde ölü sayası 10’a yükselmişti. Sands açlık grevindeyken milletvekili seçildi; cenazesine 70 bin kişi katıldı. İngilizler geri adım atınca eylem bitirildi. Bağımsızlık davasına daha fazla İrlandalı’nın katılmasında ve ölümlere seyirci kalan İngiliz idaresinin destek yitirmesinde Sands ve arkadaşlarının eylemine pay verilir.

Mia Farrow: Amerikalı aktris Darfur’da süregiden trajediyi protesto etmek amacıyla eyleme girişti. Farrow 12 gün sonra doktorunun talebi üzerine eylemini sonlandırdı.

Reklamlar

About Erdal Güven

Journalist
Bu yazı Türkiye içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s