Otoriterler kulübü: ŞİT

ŞİT üyelerinin ortak bir kaygısı var: Halk ayaklanması. ‘Arap Baharı’nın ardından bu kaygı iyice depreşti. ŞİT’in bugüne kadarki en kapsamlı askeri tatbikatında da senaryo bir halk ayaklanmasının nasıl bastırılacağına dairdi.

Önce Şangay Beşlisi (ŞB) vardı: Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’dan ibaretti ŞB kurulduğu 1996 yılında. Amaç ta Sovyet döneminden kalma sınır sorunlarının halliydi. 2001’de Özbekistan’ın da katılımıyla Şangay İşbirliği Teşkilatı (ŞİT) ortaya çıktı.
 
Akabinde teşkilatın amacı da genişledi; işin içine terörizm, aşırılıkçılık ve ayrılıkçılıkla mücadele katıldı. Çin meşeli, Rusya damgalı bu mücadele zaman içinde işin özüne dönüştü. (ŞİT’in lugatında terörizm, aşırılıkçılık ve ayrılıkçılığın ayrı ayrı ya da topyekün ne anlama geldiğine ilişkin en ufak bir tanımlama, betimleme yok, o ayrı).
 
ŞİT bugün itibarıyla üye ülkelerin ‘iç güvenlik’ alanlarında kayıtsız koşulsuz işbirliğinde bulunduğu bir yapı. Örneğin Rusya’nın şu ya da bu nedenle ‘kara liste’ye aldığı bir kişi, örgüt ya da partinin herhangi bir ŞİT ülkesinde barınabilmesi söz konusu bile değil.
 
Taşkent kriterleri
 
Teşkilatın merkezi Şangay’da ama, ‘yıkıcı güçlere’ karşı güvenlik temelli bu ucu sonuna kadar açık işbirliğinin eşgüdümü Taşkent’teki karargahtan sağlanıyor: Bölgesel Terörle Mücadele Yapısı. Kısa adı RATS. Üye ülkelerdeki rejim muhaliflerinin, insan hakları aktivistlerinin, sivil toplum kuruluşlarının korkulu rüyası RATS (Kötü niyetli Anglosaksonlara göre İngilizce’de ‘SIÇANLAR’ anlamına geldiğinden pek manidar bir kısaltma bu). 2010 itibariyle RATS’in kara listesinde 42 örgüt, 1100 şahıs vardı.
 
İç işlerime karışma
 
ŞİT’in Avrupa Birliği, BM ve Avrpa Konseyi gibi örgütlerden ayırt edici özellliği şu: Üye ülkelerin birbirlerinin içişlerine karışmak bir yana, dil uzatmak gibi bir hakkı yok. Bir başka deyişle egemenlik her değerin üstünde, demokrasi dahil. Toprak bütünlüğü kutsal. İstikrar öncelikli.  ‘Taşkent kriterleri’ne göre örneğin Urumçi’de olup bitenler Çin’den başka hiçbir ülkeyi ilgilendirmez, ilgilendirmemeli. Benzer biçimde AGİT ya da BM gözlemcileri ŞİT ülkelerindeki hemen her seçimde onca usulsüzlük saptarken ŞİT gözlemcileri tek bir vakaya bile rastlayamıyor.
 
Üyeleri kadar üye adayları da bir fikir veriyor ŞİT’e ilişkin olarak. Üç kategoriye ayrılmış adaylar. Gözlemci, Diyalog Ortağı ve Konuk. ŞİT’in 2011’de açılan internet sitesi en son ne zaman güncellendi bilinmez ama geçen yılın ortasında ‘Diyalog Ortağı’ kabul edilen Türkiye, henüz o statüdeki ülkeler içinde görünmüyor. ‘Büyük kayıp’ sayılmayabilir bu, çünkü diğer ülkeler Belarus ve Sri Lanka. Öte yandan aynı günlerde ‘Gözlemci Ülke’ statüsü kazanan Afganistan’ın da sitede bayrağı var ama esamisi okunmuyor. (İlk bakışta sallapatilik hissi uyandıran bu yokluk, ‘gerçekte’ yeni üye kabul sürecini en az AB kadar ince eleyip sık dokuma, ‘Taşkent kriterleri’ni sonuna kadar gözetme ve adayları yok yere ümitlendirmeme vb. ŞİT hassasiyetlerini yansıtıyor)
 
Beteri beteri var
 
Diğer ‘Gözlemci’ler Hindistan, Pakistan, İran ve Moğolistan. ‘Konuk’lar ise ASEAN, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Türkmenistan. Hindistan bir yana bırakılırsa, üyeler ve adayların tümü dünya demokrasi liginin en alt kümesinde. Son Freedom House raporuna göre Özbekistan ve Türkmenistan ‘beterin beteri’ kategorisinde. Hemen üstlerinde Çin ve Belarus var. Kazakistan, Rusya, Tacikistan ve Sri Lanka demokrasisi gerileyenler arasında. Maalesef Türkiye de.
 
Muhalefet geçirmez liderler
 
Üye ülkelerin ‘demokrasi açığı’ndan başka bir ortak özellikleri daha var: Liderleri, dünyanın muhalefete en dayanıklı isimleri arasında yer alıyor. Vladimir Putin, bir başbakan bir başkan olarak 1999’dan beri ve en az 2018’e kadar iktidarda. Dünya Kazakistan’da Nursultan Nazarbayev’den başka lider görmedi; 1991’dan beri yüzde 90 gibi bir oy ortalamasıyla defaatle cumurbaşkanı seçildi Nazarbayev. Özbekiskan Devlet Başkanı İslam Kerimov’un hem görev süresi hem popülaritede Nazarbayev’den fazlası var, eksiği yok. Her ikisi de ömürleri yettiğince halka hizmette kararlı. Üyelik sırasındaki Belarus Devlet Başkanı, ‘Avrupa’nın son diktatörü’ Aleksander Lukaşenko 1994’ten beri koltukta.
 
Ortak kaygı: Ayaklanma
 
ŞİT üyelerinin ortak bir de kaygısı var: Halk ayaklanması. ‘Arap Baharı’nın ardından bu kaygı iyice depreşti. ŞİT’in bugüne kadarki en kapsamlı askeri tatbikatında da senaryo bir halk ayaklanmasının nasıl bastırılacağına dairdi.

Reklamlar

About Erdal Güven

Journalist
Bu yazı Dünya içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s