Bodoslama savaşa…

ABD ve müttefikleri Suriye’ye, o da sınırlı bir müdahale için bile kılı kırk yararken AKP hükümeti sorgusuz sualsiz Suriye’ye topyekun bir saldırının bayraktarlığını yapıyor. Hangi yetkiyle olduğu da belli değil. Üstelik siyaset ve kamuoyu ortadan ikiye bölünmüş durumdayken.

AKP ne peşinde, Batı’nın derdi ne?

Türkiye’nin, daha doğurusu AKP hükümetinin ne istediği çoktandır belli: Esad’ın devrilmesi.

Son olarak ‘kimyasal silah saldırısı’nı öne sürdü Ankara, Suriye’ye topyekun bir saldırıya gerekçe olarak. Suriye’deki iş ortakları Suudi Arabistan ve Katar’ın da pozisyonu aynı.

Gelgelelim Batı’nın hiç de öyle bir niyeti yok. ABD’nin hedeflerini Obama CNN’e 23 Ağustos’ta verdiği söyleşide açıkça ortaya koydu: 1 – Kimyasal silah kullanımının rutin haline gelmesini önlemek, 2 – Bölgedeki müttefiklerinin ve askeri üslerinin güvenliğini sağlama almak.

ChemLogo

Yani, ABD bir ‘cezalandırma operasyonu’ndan, cerrahi bir müdaheleden söz ediyor. Avrupalı müttefikleri, hatta İsrail bile aynı noktada.

Daha önemlisi şu: Obama yönetimi sınırlı bir müdahale için bile kılı kırk yarıyor. Öncelikle söz konusu kimyasal saldırının Suriye rejimi tarafından gerçekleştirildiğinden yüzde 100 emin olmak istiyor. Olası bir müdahelenin tüm artılarını eksilerini tartıyor. Sonrasını düşünüyor. Hesap kitap yapıyor.

AKP hükümeti ise amiyane tabirle bodoslama gidiyor. Daha ilk günden kimyasal saldırıdan Suriye rejimini sorumlu tutuyor. Davutoğlu, uluslararası koalisyon kurulması için canını dişine takıyor. Erdoğan, “Kim yapacak, tabii ki katil Esed yaptı” diyebiliyor. Ve AKP hükümeti Suriye’ye topyekun bir saldırının bayraktarlığını yapıyor.

Peki hangi yetkiyle? Belirsiz. Üstelik siyaset ve kamuoyu ortadan ikiye bölünmüş durumdayken… Siyasi partilerin de toplumun da ezici çoğunluğunun karşı çıktığı Irak işgali öncesinde çok daha fazla tartışılmıştı Türkiye’nin müdahil olup olmaması. Mecliste de medyada da.

Yanlış mı hatırlıyorum?

Zaten savaşın içindeyiz

Pazar gecesi Reuters bir haber geçti. Türkiye üzerinden (Hatay) Suriyeli isyancılara 400 ton silah ve mühimmat sevk edilmişti. Haber hiçbir merci tarafından yalanlanmadığı gibi, başka yabancı ajanslar, gazete ve tv kanallarınca da geçildi.

‘Normalde’ küçük çaplı bir kıyamet kopması gerekirdi memlekette. Öyle ya her şey bir yana, Suriye açısından düpedüz ‘casus belli’ (savaş nedeni) sayılabilecek bir durumdu bu.

Oysa ne dişi dokunur bir demeç geldi, ne de medyamız sağolsun haberi ‘aynen’ aktarmanın ötesine geçip doğru dürüst bir soru sordu hükümete.

Aslında bir ‘hikmet’ gizli bu sükunette. Türkiye sınırından 400 ton silah ve mühimmat geçirilmesinin ‘vakayı adiye’den sayılıyorsa bir bildiği var hükümetimizin de medyamızın da: Ne ilk sevkıyat bu ne de artık bir sır.

Türkiye Suriye rejimiyle köprüleri attığından beri Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) lojistik ve eğitim üssü (Hatırlarsanız, deşifre olana kadar ÖSO’nun karargahı da Hatay’da Apaydın’daki mülteci kampındaydı). Bu çerçevede ÖSO güçlerini silahlandırmada anahtar ülkesi konumunda.

‘Sistem’ şöyle işliyor: Finansmanı Suudiler ve Katar başta olmak üzere Körfez ülkeleri sağlıyor. Tedarikçi ülkeler listesi hayli kabarik, Hırvatistan da var Libya da; son olarak Sudan da katıldı listeye. Organizasyonu CIA ve diğer Batılı istihbarat servisleri gerçekleştiriyor. Operasyonu Türkiye üstleniyor.

Batı medyasını şöyle bir tarayın, onlarca haber bulursunuz bu sistemi uzun uzun, tüm ayrıntısıyla anlatan. En çarpıcı haberlerden birini 25 Mart’ta The New York Times yayınlamıştı.

Dolayısıyla, Türkiye zaten savaşta.

O Türkiye ki Suriye sınır hattındaki çatışmalar yüzünden ölenler bir yana, 11 Şubat’ta Cilvegözü’nde 17 yurttaşını, 11 Mayıs’ta da Reyhanlı’da 52 yurttaşını kaybetti o savaş yüzünden. Siz bakmayın ‘terörist saldırı’ kurbanları dendiğine, ilk savaş zaiyatıdır onlar Türkiye’nin.

‘Ortadoğu için kısa bir rehber’

ortadogu__1_

Papa Jean Paul‘ün bir zamanlar bir yerlerde şöyle dediği söylenir: “Ortadoğu sorununu çözmenin iki yolu var. Biri gerçekçi, diğeri mucizevi. Gerçekçi çözüm yolu, soruna Tanrı’nın el atması. Mucizevi çözüm yolu ise tarafların kendi aralarında bir anlaşmaya varması…”

Papa muhtemelen Filistin meselesinden bahsediyordu ama Filistin meselesi hiçbir zaman Filistin’den ibaret olmadı. Geniş Ortadoğu sorunu içinde ele alındı hep. ‘Arap Baharı’ bambaşka bir boyut kattı Ortadoğu sorununa…

Bugünlerde bölge öylesine allak bullak oldu ki kim kimden yana, kim kimi destekliyor, sokaktaki insan için bir muamma.

22 Ağustos’ta The Financial Times‘ gazetesinde yayımlanan okur mektubu o kadar güzel özetlemiş ki muammayı, kafası karışıklara “Hah şimdi oldu” dedirteceğine bahse girerim. Bir internet fenomeni haline gelmesi boşuna değil. Hele son cümlesi yok mu!

Siz siz olun, mektuba, akademik makale muamelesi yapıp kağıda kaleme sarılmayın, basitliğinin keyfini çıkarın.

İşte o mektup:

Efendim,

İran Esad’dan yana. Körfez ülkeleri Esad’a karşı.

Esad Müslüman Kardeşler’e karşı. Müslüman Kardeşler ve Obama General Sisi’ye karşı. Gelgelelim Körfez ülkeleri Sisi’den yana, yani, Müslüman Kardeşler’e karşı.

İran Hamas’tan yana. Ama Hamas Müslüman Kardeşler’den yana. Obama Müslüman Kardeşler’ten yana. Fakat Hamas, ABD’ye karşı.

Körfez ülkeleri ABD’den yana. Ama Türkiye Körfez ülkeleriyle birlikte Esad’a karşı; gelgelelim Türkiye Müslüman Kardeşler’den yana ve General Sisi’ye karşı. Ve Körfez ülkeleri General Sisi’den yana.

Ortadoğu’ya hoşgeldiniz, iyi günler dilerim.”

K N El Sabah, Londra, Britanya

Mektuptaki Ortadoğu matriksi (Kırmızı çizgiler ‘karşıtlığı’, yeşil çizgiler yanlılığı simgeliyor)

Matriks

Taraf, 28 Ağustos 2013

Reklamlar

About Erdal Güven

Journalist
Bu yazı Dünya, Suriye, Türkiye içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s