Paket demokrasisi

Başbakan, daha ertesi gün, paketin yetersizliğine ilişkin eleştirileri yanıtlarken, daha fazla demokrasi taleplerini ‘sonu gelmez beklentiler’ olarak niteledi. Paketin arkasından zihniyetten kastım tam da bu işte.

Avrupa’da yakın geçmişte otoriter, hatta diktatoryal rejimlerden demokrasiye geçmiş iki grup ülke söz konusu. İlk grupta Akdeniz çanağındaki 1970-1980’lerin İspanya, Portekiz ve Yunanistan’ı, ikinci grupta ise eski 1990’ların Doğu Bloku ülkeleri yer alır.

Bu ülkelerin geçiş süreçleri ortalama beş yıl sürdü. Bu süre sonunda hemen hepsi AB’ye üyelik süreçlerini de tamamladı. Elbette eksikleri gedikeri vardı, bazılarının hala var, ama her şeyden önemlisi, demokratikleşme iradelerini tereddütsüz biçimde ortaya koymuşlardı. AB bu ülkelerdeki demokratikleşme süreçlerinin hem teşvikçisi hem de mükafatçısı oldu.

Peki nasıl başarıldı bu? Elbette her ülkenin kendine özgü dinamikleri söz konusuydu. Ancak hemen hepsinde yapılan şuydu: Temel özgürlükleri ve insan haklarını alabildiğine genişleten, hukukun üstünlüğünü öne çıkaran ve toplumsal bir uzlaşıyı yansıtan yeni bir anayasa yazıldı.

Türkiye’de demokrasi son kez kesintiye uğradığında yıl 1980’di. Üç yıl sonra demokrasinin önü açıldı. Dolayısıyla geçiş sürecinde 20 yılı devirmiş bir ülke Türkiye. Ve hala o süreçteyiz.

Bugünkü yarım yamalak demokrasimizin tek müsebbibi AKP değil elbette. Ama 10 yılı aşkın süredir, üstelik çok az partiye nasip olmuş bir halk desteğiyle ve tek başına işbaşında bulunan AKP’nin hala tam demokrasiye geçişi sağlayamamasına ne demeli?

Kim ne derse desin, hala güdük bir demokraside yaşıyoruz. O yüzden de paket paket demokratikleşiyoruz.Yeni bir anayasa yazmayı başaramadığımız için onca değişikliğe rağmen 1980 Anayasası’nın gölgesi hala kalkmış değil.

Son paket de demokratikleşme tarihimizdeki yerini aldı. Paketin hazırlanış süreci, sunumu ve arkasındaki zihniyet ne kadar demokratikse içeriği de o kadar demokratik. Katılımcılıktan, çoğulculuktan, demokrasi kültüründen nasibini almamış bir paket işte. 2013 yılında demokrasi adına bazı kazanımlar var diye sevinenlere ise diyecek laf yok.

Başbakan, daha ertesi gün, paketin yetersizliğine ilişkin eleştirileri yanıtlarken, daha fazla demokrasi taleplerini ‘sonu gelmez beklentiler’ olarak niteledi. Paketin arkasından zihniyetten kastım tam da bu işte.

Baraj demişken…

Demokratikleşme Paketi’nden üç seçenekli seçim sistemi çıktı…

Yeri gelmişken, hükümetin yeri geldiğinde referans aldığı Avrupa’daki durumu hatırlamakta yarar var.

Halihazırda, ‘Avrupa ülkeleri’nin hiçbirinde, ama hiçbirinde yüzde 5’in üstünde seçim barajı yok.

Yüzde 5′in üstünde baraj şu an Avrupa’da bir tek o da ülke sayılırsa Lihtenştayn’da var. Rusya’da bile oran yakın zamana kadar 7′ydi, o da 5′e indirildi.

Avrupa’nın 21 ülkesinde baraj bile yok. Türkiye’yle kıyas kabul edebilecek bazı ülkelerdeki seçim barajları şöyle: Ukrayna yüzde 5, Polonya yüzde 5, İtalya yüzde 4, Almanya yüzde 5, İspanya yüzde 3 ve Fransa yüzde 0.

Hükümetin barajlı sistemi savunurken ortaya attığı argümanlardan biri yönetimde istikrara halel getirmemek. İlk akıllarına gelen ülke de İtalya. Almanya’yı hatırlayan yok.

O Almanya ki 2’nci Dünya Savaşı’ndan bu maksimum yüzde 5 barajla ve koalisyon hükümetleriyle yönetimde istikrarı fazlasıyla sağlayabilmiş bir ülkedir.

Demokratikleşme medyası

Ertesi gün manşetleri (alfabetik sırayla):

Erdoğan devrimi(Akşam), Ana dilde eğitim geliyor (Anayurt), ŞEYH TAYYİP PAKETİ (Aydınlık), Demokrasi dendi, seçim paketi çıktı (Birgün), Özel okullarda Kürtçe eğitim (Bugün), Demokrasi, sen bekle (Cumhuriyet), DEVRİM GİBİ (Güneş), Demokrasiye bir adım daha(HaberTurk), Öncü paket(Hürriyet), Manşet Başbakan’dan (Milli Gazete), 18 yeni adım(Milliyet), İhanetin paketi açıldı(Ortadoğu), Oyalama Paketi(Özgür Gündem), KAMUDA TÜRBAN SERBEST, DİNİ İNANÇLARIN GEREĞİNİ ENGELLEYENE HAPİS CEZASI, İLKOKULDA ANDIMIZ KALKTI (Posta), Demokrasi 1.0 (Radikal), yeni Türkiye için 20 adım(Sabah), Gericileşme paketi (Sol), Andımız kaldırıldı, türban ve çarşaf serbest bırakıldı, GERİSİ BOŞ! (Sözcü), 30 EYLÜL DEVRİMİ (Star), YENİ TÜRKİYE (Takvim), Evet, devam edelim (Taraf), HOŞGELDİN ÖZGÜRLÜK (Türkiye), YENİ BİR DÖNEM (Vatan), Yumuşak geçiş (Yeni Akit), Kamuda örtü yasağı ve öğrenci andı kalktı (Yeni Asya), ‘PAKET’TEN TÜRK DÜŞMANLIĞI ÇIKTI (Yeniçağ), Mavi boncuk dağıttı (Yeni Mesaj), DEMOKRASİYE YENİ STANDART (Yeni Şafak), ÖZEL OKULLARDA KÜRTÇE EĞİTİM SERBEST (Zaman).

Bir ikisi hariç, menşetlerin hepsi ‘yorum.’ Dolayısıyla yoruma gerek yok.

Sürpriz favori’mi açıklıyorum… ‘Demokratikleşme paketi’nin dip duygusunu aktarmadaki başarısından dolayı…

Yeni Akit: Yumuşak geçiş..

Taraf, 6 Eylül 2013

Reklamlar

About Erdal Güven

Journalist
Bu yazı Medya, Türkiye içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s