Aman Bağdat’takiler duymasın!

Kürdistan Bölgesel Yönetimi’yle “Türkiye tarihinin en kapsamlı enerji anlaşması”na imza atıldı ama nedense sessiz sedasız… Aynı gün Irak hükümetinin Ankara’ya, “Bu anlaşma yürürlüğe girerse ikili ilişkilerimiz ciddi hasar görecek” mesajını iletmesi boşuna değil… (Tam metin)

Reklamlar
Dünya, Türkiye içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Örnek ülke Bahreyn!

Bahreyn rejimi, on yıllardır yönetimden dışladığı, sistematik ayrımcılığa tabi tuttuğu, dengelemek için Sünni nüfus ithal ettiği Şii çoğunluğa Arap Baharı’ndan bu yana nefes aldırmıyor. Kendi gücü yetmediği için iki buçuk yıldır Suudi işgal birliklerini de misafir ediyor. Meğer bütün bunlar mezhepsel ve etnik barış içinmiş. Meğer Bahreyn örnek ülkeymiş. Davutoğlu öyle diyor! (Tam metin)

Dünya, Türkiye içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Acem oyunu mu, bildiğimiz Ortadoğu’nun sonu mu?

Bizim medya mahallesinde ‘bomba haber’ denir böylesine…

Ruhani’nin cumhurbaşkanlığına seçilmesinin ardından Tahran’dan yükselen ılımlı ve diyaloğa açık sesler, derken Ruhani ile Obama arasındaki sürpriz iyi dilek mesajlaşmaları, nükleer müzakere süreci üzerinde handiyse bir ‘kelebek etkisi’ yarattı. Mutabakata göre İran, nükleer programını sürdürebilecek ama tamamen barışçıl nitelik ve kapsamda tutmak koşuluyla; buna karşılık Batılı ülkeler de İran’ın etrafındaki kıskacı gevşetecek, tecrit ve yaptırımları hafifletecek. ‘Acem diplomasi’sinin oyununa gelip vahim bir hata yapıldığı kanaatindeki İsrail ve Suudi Arabistan’ın, Batılı müttefikleri nezdinde uygulayacağı siyasi baskılar ve/veya sabotaj niteliğinde yapacağı hamleler mutabakatın önündeki en ciddi tehlikeler. Buna karşılık, işin içinde ABD’nin yanısıra bugüne kadarki müzakerelerde hep İran’ı koruyup kollamış Çin ve Rusya’nın da yer alması, mutakabatın sağlamlığı ve uygulanırlığı açısından bir o kadar ümit veriyor.
Mutakabat altı ay için geçerli. Yani, taraflar birbirlerine bir nevi deneme süresi tanımış bulunuyor. Bu süre içinde kat edilecek mesafe, mutabakatın kalıcı bir anlaşmayla sonuçlanmasının önünü açacak… Tabii tam tersi de geçerli.
Süreç ilerledikçe, mutakabatın güçleneceği aşikar. Benzer tüm süreçlerde olduğu, nükleer mutabakatın kaderini de tarafların siyasi iradesi belirleyecek… Bu irade tecelli eder de süreç rayına oturursa bildiğimiz Ortadoğu’nun sonu görünmüş demektir…

Dünya, Uncategorized içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Taşkent kriterleri

Nedir bu Şangay İşbirliği Teşkilatı’nın kerameti ve Erdoğan Türkiye’yi teşkilata üye yapmakta niye bu kadar hevesli? Bir ipucu: Üye ülkelerin ‘demokrasi açığı’ndan başka bir ortak özellikleri daha var: Liderleri, dünyanın muhalefete en dayanıklı isimleri arasında yer alıyor. (Tam metin)

Dünya, Türkiye içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Medyaya Sancak’tar patron

Medya patronluğuna dönen Ethem Sancak, başbakanın ‘müridi’ ve sıkı bir başkanlık sistemi savunucusu. AKP Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu üyeliği de cabası. ‘Hayırlara vesile olacak’tır elbet… (Tam metin)

Medya, Türkiye içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Akdeniz’in Churchill’iydi

İki cümlelik bir lafı vardır Glafkos Kleridis’in. Politik mizahın şahikasına -en azından Kıbrıs’ta- konsa yeridir. Şöyle: “Dünyanın en iyi bayrağı Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağıdır. Neden derseniz, uğruna hiç kimsenin can vermeyeceği tek bayraktır da ondan.”

Düşünüyorum da herhalde bundan daha iyi anlatılamazdı bir devletin sahipsizliği; 1960’ta kurulup -daha doğrusu kurdurulup- içerden ve dışardan aldığı darbelere ancak üç yıl dayanabilen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin zorakiliği.

Belki parlak bir siyasi jübile yapamadı ama cenaze töreni boyunca, boğazına kadar ekonomik krize batmış Rumların çoğunun kulağında Kleridis’in referandum günlerinde diliden düşmeyen şu sözleri çınladı muhtemelen: “Ya bu plana ‘Evet’ diyeceğiz ya da ne kadardır derindir bilinmez bir uçuruma yuvarlanacağız.”

Akdeniz’in Churchill’iydi o.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Erdoğan-Arınç halleşti, olan Martin Luther King’e oldu

Arınç, başbakanla arasında ‘şahsiyet meselesi’ haline getirdiği, medyanın da olmayacak yerlere çektiği ‘kızlı-erkekli’ polemik için, “Sayın başbakanla kendi aramızda gayet güzel konuştuk ve karar verdik. Martin Luther King’in ‘Benim bir rüyam var’ sözü vardı. Bizim de yeni Türkiye için böyle rüyalarımız var” demiş. Aralarında hallettiler işte. Olan arada Martin Luther King’e oldu, ona üzülüyorum.  (Tam metin)

Kıbrıs, Türkiye, Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın